• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • Bekir BENLİ
    • Tekirdağ Sosyal Bilimler Lisesi Matematik Öğretmeni
    • BEKİR BENLİ
    • Tekirdağ Sosyal Bilimler Lisesi Matematik Öğretmeni

Çoklu Zeka Kuramı



ÇOKLU ZEKA KURAMI

Programlar hazırlanırken, zihinleri en çok yoran sorulardan birisi de konuların farklı öğretim programlarına nasıl bölüştürüleceği ve birbirini tamamlayıcı olmalarının nasıl sağlanacağıdır. Bütünleştirilmiş program anlayışıyla farklı öğretim programlarını birbirleriyle ilişkili yapmak mümkündür. Programlar, istenilen amaçlar doğrultusunda, tek bir disiplin içinde, disiplinler arası ya da öğrenciye (öğrenene) yönelik olarak farklı modeller kullanılarak bütünleştirilebilir(Fogart 1991).

İlköğretim çağındaki çocuklar düşünüldüğünde çocukların gelişimleri için her bir öğretim programı alanının önemli olduğu aşikardır. Ayrıca çocuklar doğal öğrenme ortamlarında bu konu alanlarını birbirinden ayırarak öğrenmezler. Bunlar biz yetişkinler tarafından belirlenmiştir. Çocukların doğal öğrenmeleri,  ilginç bir konu alanıyla ortaya çıkmaya daha eğilimlidir. Örneğin bir kale yapma, bir kum masası icat etme, kışın yağan karla oynama vb.  Bu açıdan ele alındığında bütünleştirilmiş program, çoğunlukla “tema”tik programla ilişkilendirilen bir terimdir. Bütünleştirilmiş (entegre)  programın yapısı  “tema”tiktir. Bütünleştirilmiş program farklı disiplinlerin (Dil, Matematik, Fen, Sosyal Bilgiler, Resim vb.) birbirleriyle ilişkilendirilmesini sağlar (Krong 1995; Lake 2001).

Programları Bütünleştirmenin Avantajları ve Dezavantajları

Programları bütünleştirmenin sağladığı avantajlar avantajlar, program, içerik, öğretmen, öğrenci ve ebeveynler açılarından şöyle özetlenebilir:

Şema 1: Program Bütünleştirmenin Avantajları

PROGRAM

  • Programların bütünleştirilmesi, programların tamamında  hedefler arası geçişlerin ayrıntılı bir şekilde yapılması ve seçilmesi konusunda esneklik sağlar.
  • İhmal edilen, ayrı tutulan disiplinler öğrenci ve öğretmen açısından işe koşulur.
  • Çocuğun zorlandığı durumları fark eden öğretmen özgün değerlendirme bilgileriyle faaliyetlerini değiştirebilir.

İÇERİK

  • Disiplinler arası bağlantılar kurulur.
  • Bütünleştirilmiş program yaklaşımlarında içerik sistematik bir şekilde verildiğinden öğrenme daha etkilidir.
  • Gereksiz tekrarlar önlendiği için zaman daha iyi değerlendirilecektir.

ÖĞRETMEN

  • Öğretmen bütünleştirilmiş program yaklaşımından kazanç sağlar. Çünkü bu yaklaşım öğretmenlerin kendileri için anlamlı olan bir program yaratması, geliştirmesi ve uygulaması gücü verir.
  • Öğretmenlerin yaratıcı olmalarını teşvik eder.
  • Sınıfında olanları daha fazla kontrol eder. Öğretmenler kendi hedeflerini seçerler  ve kendi  değerlendirmelerini yaparlar.
  • Meslektaşlarıyla işbirliği yapmalarına olanak verir.
  •  

ÖĞRENCİ

  • Doğal öğrenme ortamı sağlar. Çocuklar kendi doğal ortamlarında Matematiği  Fen’den,  , Fen’i Türkçe dersinden ayırt ederek öğrenmezler. Bu durum yetişkinler tarafından oluşturulmuştur.
  • Çocuklara ilginç gelecek, onları öğrenmeye güdüleyecek konular çerçevesinde programların bütünleştirilmesi öğrenmeyi daha doğal ve etkili kılar.
  • İçerik çocuklar için daha anlamlı ve çekici olur.
  • Çocuklara bağımsız ya da ortaklaşa araştırma yapma ve yazma fırsatları verir.

VELİ

(Ebeveyn)

  • Çocuklarının öğrenmelerine yakınlaşmaları artar.
  • Çocuklar okulda yaptıkları konusunda daha fazla bilgilerle eve gelirler.
  • Okul ile ev arasında ilişki kuran ev faaliyetlerinde yer almalarına olanak verir.
  • Velilerin ev öğretmenliği rolünü güçlendirir. Bu yaklaşımda ailelerle ilgili faaliyetler, alan gezileri, okunacak kitaplar konusunda öneriler, proje çalışmaları istenir (Krong 1995:33-37; Miller: 40-41;Barab &Landa 1997:54).

Programların bütünleştirilmesinin çeşitli açılardan ele alınan avantajları yanı sıra  her zaman iyi bir fikir olmayabilir. Ancak bütünleştirmenin gerekli olmadığı durumlarda bile istendiktir, çünkü bir dersten alınan konu bir diğer konunun zenginleştirilmesinde kullanılır ya da bir derste öğrenilen beceriler bir diğer derste öğrenilen bilgilerin uygulanmasında ya da işlenmesinde kullanılır. Ancak programların bütünleştirilmesi  bir son değil temel eğitimsel  becerilerin elde edilmesi için araçtır. Daha da ötesi önerilen faaliyetler bu hedeflere ulaşmada her zaman etkili olmayabilir ya da her zaman etkili uygulanmayabilir.

Kendine yeten bir sınıf kolaylıkla disiplinler arası üniteleri seçip uygulayabilir (Örneğin sınıf öğretmeni bunu kolaylıkla yapabilir). Ancak daha üst sınıflarda 40-50 dakikalık farklı dersler ve öğretmenlerin bu konuda planlama yapmaları zor olabilir.  

Bütünleştirmede faaliyetlerin çoğu konusuz, yorucu çalışmalar olabilir ( İllerin baş harflerinin alfabetik sıralanması gibi) . Diğer faaliyetler dil faaliyeti olarak değer taşımaktadır ancak bunlar hayat bilgisi programının hedefleriyle ilgili değildir. (Hayat Bilgisi dersinde belki 23 Nisan Ulusal Egemenli ve Çocuk Bayramı ünitesinde geçen il adlarıyla ilgili  bir çalışma daha uygundur.) .  Kimi zaman ise önerilen faaliyetler öğrencilerin hazırlıkları olmayan şeyleri yapmasını gerekebilir. Bunlar ya çelişik konulardır (aç bir insan yüzü çizilmesi) ya da programda öğretilmeyen konuların kullanılması istenmektedir.        Öğretmenlerin disiplinler arası programlar için zaman bulmaları da bir sorun olarak karşımıza çıkabilir. Bu programlar zaman alıcıdır ve bu sorunun kolay bir yanıtı yoktur.

Bu tür problemler göz önüne alındığında eğitimciler bütünleştirmeyi bazı durumlarda olası ve istendik araç olarak görmeli, her durumda bütünleştirmenin kullanılamayacağını anlamalıdır. Faaliyetler dersin sınırlarını aşmamalı ve eğitsel hedeflere yönelik olmalıdır( Alleman & Brophy 1991:66). Sonuç olarak faaliyetler her dersteki temel hedeflerin zarar görmesine yol açmamalı, bu hedeflere ulaşılmasını sağlamalıdır. Zaman almasına rağmen pek çok öğretmenin bu yaklaşımı kullandığını biliyoruz. Bu yaklaşım, tüm öğrencilerin başarılı öğrenci olmasını sağlamada güvenilir bir yol olarak ele alınabilir.

Öğrenen Birey Olarak Çocuk – Çoklu Zeka Kuramı  ve Programları Bütünleştirme

On sekizinci yüzyılın ortasında J.J.Rousseau (1812-1778)  demokrasi konusunda yazdığı yazılarla Fransızlara esin vermiştir. Krong’un belirttiğine göre (1989:33-37) Rousseau’nun bebeklerin ve çocukların yetiştirilmesine yönelik tutumları da ilericiydi. Yüzyıllardır süregelen çocuklara dönük olumsuz tutumları reddeden Rousseau, çocuklara yetişkinler tarafından destek olunmasını savunmuştur.  Daha sonraki kuramcılar da çocukların gelişim özelliklerini belirlemek ve onları daha yakından tanımak amacıyla birçok çalışmalar yapmışlardır.

Davranışçılar çocukların ortamda bulunan etkiye yanıt verdiklerini söylerken, çocuğun boş olan zihninin yetişkinler, daha büyük yaştaki çocuklar  ve genel çevrenin etkisiyle yazıldığını belirtmişlerdir.

Piaget, tüm ömrünü çocuklarla geçirmiştir. Değişik alanlarda araştırmalar yaparak çocukların gelişim özelliklerini belirlemeye çalışmıştır. Piaget çocukların kendi zihinsel gelişimlerine katkıda bulunduklarını ve onların önceden programlanmadıklarını savunmuştur.

Piaget gibi Harvard Üniversitesinde Howard Gardner, Binet tarafından Fransa’da geliştirilen zeka testlerini incelemiş ve Piaget’ye göre alternatif, çocukların testlerde yaptıkları hatalardaki yaşla ilgili yapıların  keşfedilmesiydi. Gardner’a göre bu, “zeka”nın  tüm anlamının derinlemesine sorgulanmasıdır. Binet, Piaget ve diğerlerinin uzun süredir zeka olarak kabul ettikleri dilsel ve mantıksal –matematiksel yetenekler Gardner’a göre yeterli değildir. Gardner ,bunların  batı kültürünün dar değerlerinin bir yansıması olduğunu savunmaktadır.

Her zeka erken çocukluktan itibaren izlenebilir ve bunlar program planlamasında dikkate alınmalıdır.  Geçen on yılda bazı okullar çoklu zeka kuramı (MI) çerçevesinde programlarını dizayn ederek bunu uygulamaya çalışmaktadırlar.

Gardner pek çok çocuğun bulunduğu bir sınıfta tek başına çalışan öğretmenin farklı ihtiyaçları, ilgileri, yetenekleri olan çocuklara okuldaki öğrenmeden gerçek hayat uygulamalarına geçiş yaptırılmasının zor olduğunun farkındadır. Ona göre öğrenme konular ve projeler entegre edilirse pek çok şey elde edilebilir .

Bütünleştirilmiş program yaklaşımı ülkemiz İlköğretim I.Kademe programlarında benimsenen bir yaklaşımdır. İlköğretim I.Kademe programına bakıldığında çerçeve program olduğu I.Devrede Hayat Bilgisi, II.Devrede ise Sosyal ve Fen Bilgisi mihver dersler olarak kabul edilmiştir. Mihver derslerin olması, diğer derslerin (ifade ve beceri dersleri olan Türkçe, Matematik, Resim-iş, Beden Eğitimi, Müzik)bu dersler etrafında şekillenmesi anlamını taşımaktadır. Ancak durum planlamada böyle gibi görülse de  uygulamada dersler birbirinden bağımsız ve kopuk olarak işlenmektedir.  Tüm derslerin bir tema etrafında bütünleştirilmesi  konunun farklı boyutlarda ele alınmasını sağlamakta bu durum ise  Gardner’ın Çoklu Zeka Kuramında belirttiği  alanları dikkate alma anlamını taşımaktadır, denilebilir. Ancak durum her zaman böyle değildir. Bazı durumlarda bütünleştirmede tüm dersler alınamadığı gibi tek bir derste de tüm alanlara özgü etkinliklere yer verilmemiş olabilir. Bu durumda devreye hazırlanacak etkinliklerin Çoklu Zeka Kuramına göre düzenlenmesi devreye girer. Çünkü Çoklu Zeka Kuramına göre ele alınan etkinliklerde çocukların farklı zeka alanlarında daha iyi oldukları dikkate alınır ve her çocuğa ulaşma çabası ağırlık kazanır. Çünkü bu kuramda her çocuğun farklı öğrenme stiline sahip olduğu kabul edilir.

Ülkemizde programların bütünleştirilmesine yönelik çalışmalar oldukça yetersizdir. Sözü edilen kavramlar ülkemizde son yıllarda sıkça kullanılmaya başlanmış ancak bu konulardaki deneysel çalışmalar yok denecek kadar azdır. Kongrede , İlköğretim I.Kademe 2.sınıfta mihver ders olan Hayat Bilgisi dersinin bir ünitesi olan “Taşıtlar ve Trafik” ele alınmış ve  bu tema etrafında farklı disiplinler bütünleştirilmesiyle ilgili etkinlikler tanıtılmış ve bu çerçevedeki araştırmalardan söz edilmiştir.  

 KAYNAKÇA

1.             Alleman J.C. ; J.Brophy (1991) “A Caveat: Curriculum Integration Isn’t Always a Goog  Idea” Educational Leadership, October,s:66.

2.             Barab S.A. ; A. Landa (1997) “Designing Effective Interdisciplinary Anchors” Educational Leadership, March, s:52-55.

3.             Fogarty R. (1991) “Ten Ways to Integrate Curriculum” Educational Leadership, October,s:61-65.

4.             Miller R. The Developmentally Appropriate Inclusive Classroom in Early Education, Delmar Publishers, An International Thomas Publishing Company.

5.             Krongh S.L.(1995) The Integrated Early Childhood Curriculum, Secend Edition, Mc Grow –  Hill,Inc.

6.             Lake  K.(2001) Integrated Curriculum .School Improvement Researc Series (SIRS)    http//:www.nwsel.org/sirs/8/c016.html.


Sınavlar Ödevler Ders Programı Duyurular Belirli Günler Atatürk ve matematik Euclid Dışı Geometri Goldbach sanıları Epiminedes paradoksları Kaç tane asal sayı var Fermat'ın Son Teoremi Paradoks nedir Rastlantılar Matematik ve felsefe Matematik nedir Milyon Dolarlık Sorular Matematik Nasıl Çalışılır Cahit Arf Sonsuzluğu Matematik Eğitiminde Bilişim Teknolojileri Çoklu Zeka Kuramı Nasıl Bir Matematik Eğitimi Mantıksal/Matematiksel Zeka Matematik ve ToplumTavlanın Matematiği/Olasılık NUTUK

Bekir benli bekir benli bekir benli bekir benli bekir benli bekir benli bekir benli bekir benli bekir benli Bekir benli bekir benli bekir benli bekir