• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • Bekir BENLİ
    • Tekirdağ Sosyal Bilimler Lisesi Matematik Öğretmeni
    • BEKİR BENLİ
    • Tekirdağ Sosyal Bilimler Lisesi Matematik Öğretmeni

Matematik Nasıl Çalışılır



MATEMATİK FOBİK MİSİNİZ
? MATEMATİK-GEOMETRİ NASIL ÇALIŞILIR?


Kim korkar matematikten?Neden matematik öğreniyoruz? Konuştuğunuz herkesin matematikle ilgili söyleyecek bir şeyleri vardır. Bazı insanlar matematiği sever, kimileri ise pek hoşlanmaz.

Bazı öğrencilere göre matematik birçok kural ve formülden oluşan bir derstir. Kimine göre ise, matematik hayatın içindedir. Alışverişte bir şey satın alacağımız zaman, yemek yaparken kullanacağımız malzemenin ölçüsünü ayarlarken, ya da bir bina inşa ederken, yani sık sık kullandığımız bir şeydir. Öyleyse matematik sadece sayılardan ibaret bir ders midir?

Elbette sayıların önemi tartışılmaz; fakat matematik aynı zamanda, ilişkileri görmeyi, sebeb-sonuç ilişkisini kurabilmeyi, okuma ve yazmayı, tabloları, resimleri, grafikleri yorumlayıp kullanabilmeyi içerir. Bulmaca çözmek, gazete okumak gibi gündelik faaliyetlerimiz aynı zamanda bizim için birer matematik alıştırmasıdır.

Matematik sınavında heyecanlanıyorum

Ders zamanı ayaklarım geri geri gidiyor

Tahtaya kalkmak benim için bir kâbus

Konular daha zorlaşacak mı?

Matematik kaygısı!

“Matematik dersine gireceğim zaman ayaklarım geri geri gidiyor. Derste tahtaya kalkmak benim için bir kabus. Derste soru sormaya çekiniyorum. Şimdi bazı işlemleri anlayabiliyorum ama ileride konuların daha zorlaşacağından endişeleniyorum. En fazla matematik sınavına gireceğim zaman heyecanlanıyorum. Sınava nasıl hazırlanacağımı bilmiyorum. Derste konuları anlıyorum; ama eve geldiğimde, sanki hiç sınıfta bulunmamışım gibiyim. Matematik dersinden kalmaktan korkuyorum.”

Yukarıdaki ifadeler sizden bir şeyler barındırıyorsa, matematik kaygısı taşıyor olabilirsiniz. Matematik kaygısı, matematik dersine karşı duyulan duygusal bir tepkidir. Geçmişte yaşanmış olumsuz ve deneyimlerden kaynaklanır. Bu, ileriki öğrenmeleri de engeller.

Matematik korkusundan nasıl kurtulabilirsiniz?

Öncelikle matematiksel geçmişinizi tespit edin

İşlem kabiliyetiniz yetersiz ise matematiğin temel konularını çalışmakla işe başlayabilirsiniz. İşlem kabiliyeti, matematiğin ABC’si gibidir. Nasıl ki harfleri bilmeden okuma-yazma öğrenemezseniz; işlem yapmayı bilmeden matematiğin diğer konularını öğrenmeniz mümkün değildir.

Eğer işlem kabiliyetiniz düşük ise ders çalışmaya dört işlem, rasyonel sayılar ve işlemler, köklü ve üslü ifadeler, çarpanlara ayırma, özdeşikler konularıyla başlayabilirsiniz. İlköğretim öğrencileri özellikle dört işlem kabiliyetini (toplama, çıkarma, bölme, çarpma) çok iyi edinmiş olmalıdır.

İşlem kabiliyetiniz iyi, fakat konuları anlamakta güçlük çekiyorsanız; ders çalışırken konuları kavramaya daha fazla vakit ayırmalısınız. Özellikle matematiğin en güç alanı çeşitli problem tiplerini birbirinden ayırt edebilmektir. Yani hangi problem nasıl çözülür? Bu ayırımı yapabilme seviyesine gelene kadar konu çalışmasına devam edin.

Birçok matematik kitabının sonunda konu tekrar problemleri vardır. Her konunun sonundan bir problem seçerek, bu problemler arasındaki farklılıkları not edin. Her problemin çözümü için yapmanız gereken, ilk basamağı yazın. Mesela; OBEB ile OKEK problemleri arasındaki fark nedir? Yaş problemleri ile işçi problemlerini nasıl ayırt ederim ve her biri için işleme nasıl başlarım gibi. Güçlük çektiğiniz konuları asla atlamayın. Onları iyice öğrenmeden yeni konuya geçmeyin. Örnek problemleri işlem basamaklarını iyice kavrayana kadar tekrar tekrar çözün. Bunun vakit alacağını da aklınızdan çıkarmayın.

İşlem kabiliyetiniz iyi, konuları anlıyor fakat çok hata yapıyorsanız; konu çalışmasından çok pratik yapmaya zaman ayırmalısınız. Bir konuda kendinizden emin olana kadar çok örnek çözün. Problem çözerken yanınızda bir saat bulundurun ve bir müddet sonra gittikçe kısalan sürelerde problemi çözüp çözemediğinizi kontrol edin.

 Konuları küçük parçalara ayırın ve basit örneklerden zor örneklere doğru ilerleyin 

Matematik dersinde elde edeceğiniz başarılar, geçmiş olumsuz deneyimlerinizin izini silecek, gelecek öğrenmeleriniz için yol açacaktır. Bunun için eksiklerinizi bir an önce telafi etmeye başlayın. Basit konuları çok iyi anlayana ve problem çözümünde yeterince otomatikleşinceye kadar soru çözmeye devam edin.

Olumsuz iç konuşmalara son verin

‘Bunu asla anlayamam, bu problemi çözmem imkansız, başaramayacağım’ gibi içinizde sürekli tekrarlanan iç konuşmalarınıza kulak vermeyin. Olumsuz iç konuşmaların insana hiçbir faydası yoktur. Bu konuşmalardan kurtulmak için şu yöntemi kullanabilirsiniz:

Olumsuz iç konuşmalarınız başladığı zaman gözlerinizi kapatın ve konuşan sesi bir hoparlör gibi düşünün.

Şimdi bu sesi (hoparlörü) öne çağırın gelsin. Ne diyor? Bu sese ihtiyacınız var mı? Size bir faydası var mı? Eğer cevabınız olumsuz ise o hoparlörün sesini kısın, artık hiçbir şey söyleyemesin.

Ya da o sesi kaale almadığınız biri karşınızda konuşuyormuş gibi düşünün (mesela bir çizgi film karakteri gibi)

Matematik dersine nasıl çalışılır?

1 İhtiyaç duyduğunuzda öğretmeninizden ya da bilen bir kişiden yardım isteyin. Yapamadığınız soruların yanına bir işaret koyun. Ev ödevlerinde yapamadığınız soruları atlamayın. En kısa zamanda bu soruların çözümlerini bilen birinden öğrenin.

2 Sadece öğretmeni izleyerek konuyu anlayamayacağınızı unutmayın. Mümkün olduğunca çok örnek çözün.

3 Kuralları, formülleri, işlem basamaklarını küçük kartlara yazın. Bu kartlardan birini rastgele çekerek kural veya formül hakkında neler bildiğinizi kontrol edin. Bunu arkadaşlarınızla ya da aile fertlerinizle bir oyun haline getirebilirsiniz

4 Bir arkadaşınızla birlikte çalışın. Araştırmalar, grupla çalışan kişilerin yalnız çalışanlara göre daha iyi performans gösterdiklerini ispatlamıştır. Zaman zaman birbirinizin işlemlerini kontrol edin.

5 Konunun başlığını muhakkak yazın. Eve geldiğiniz zaman ödev yapmaya başlamadan önce defterinizdeki başlığı renkli bir kalemle çizin. Bu sizin ne yaptığınızı görmenize yardımcı olacaktır.

6 İşlem yaparken her basamağın yanına ne yaptığınızı kendi kelimelerinizle tekrar not edin.

Niye matematik en korkunç ders?

Matematik, endüstrileşmiş toplumun hemen hemen her ürününde var. Hiçbir gökdelen, hiçbir cep telefonu veya antibiyotik matematik olmadan geliştirilemezdi. Gündelik yaşamda ne kadar çok matematik bilgisi varsa bunları kullanmak için o kadar az matematik bilgisi gerekiyor.

Avrupa genelinde yüz binlerce öğrenci OECD adına uluslararası bir uzman ekibi tarafından hazırlanan “Programme for International Student Assessment”ın soru formlarını doldurdu. Araştırma daha çok öğrencilerin matematik kabiliyetini ölçmeye dayanıyordu. Türkiye 40 ülke arasında matematikte 33. sırada, okumada 33. sıra ve tabiat bilimlerinde 35. sırada kaldı.

Matematik soruları, ezbere dayanmayan problemlerden oluşuyordu. Öğrencilerden formüllerle uğraşmak yerine matematiğin dünyada oynadığı rolünü kavrayarak, mantıklı bir şekilde uygulamaları istendi.

Gündelik yaşamdaki soruların matematik diline çevrilmesi eğitimciler tarafından dilimize aşağı yukarı ‘matematik okuryazarlığı’ olarak çevrilebilecek, “Matematical Literacy” olarak adlandırılmakta. Başarılı Pisa öğrencileri her test sorusu için uygun formülü aramak zorunda olmasalar da, soruyu çok iyi anlamak zorundadırlar.

Örneğin 1998 ve 1999 yılları arasında gerçekleştirilen gasp olaylarının gösterildiği bir grafiği, şu soruya göre yorumlamak zorundalar: Gasp olaylarının arttığı doğru mudur?

Öğrencilerin birçoğu ‘evet’ diyor. Sonuçta yandaki sütun çok daha yüksektir. Oysa eksenlerin derecelendirilmesine bakan öğrenci gerçekte gasp olaylarının artmadığını görür. Diğer sorular da uygun deneylerle çözülebilmekte.

Listenin sonlarında yer alan Türkiye’de öğrencilerin yarıdan fazlası (yüzde 53) matematikte birinci düzeyin altında kaldı. OECD ülkeleri ortalaması için bu oran yüzde 30’un altındadır. Türkiye’yi diğer ülkelerden ayıran bir özellik, okul türleri arasındaki farklılıkların en büyük olduğu ülke olmasıdır. Japonyanın özellikle de matematikte hep üst sıralarda yer alması, durmadan çalışmayı gerektiren acımasız bir sisteme bağlanıyordu. Tokyo’daki Suginami İlköğretim Okulu’nda yapılan bir ziyaret ilk başta bu önyargıyı kanıtlıyor gibi. Matematik dersi matematik sorularının sınıfça toplu halde çözülmesiyle başlıyor.

Bir öğrenci, örneğin 36 x 8 eşittir 288 dediğinde, dördüncü sınıfın geriye kalan tüm öğrencileri “doğru” diye yanıt veriyorlar.

Öğretmen Yasuho Arita sırayla herkesi kaldırıyor ve en sonunda tüm öğrenciler aynı soruları kendi kendilerine çözüyorlar ve Arita öğrencilerin başında kronometreyle bekliyor. Hesap alıştırmaları bittikten sonra Arita’nın “ilginç matematik” dediği başlıyor.

Öğretmen tahtaya köşeli bir insan çiziyor. Öğrenciler bu figürü yap boz parçalarına benzeyen Tangram taşlarıyla biçimlendiriyorlar. Ve birdenbire Japonya’daki matematik dersinin sanıldığı gibi sadece katı kurallarla işlemediği ortaya çıkıyor. Arita, gayet cazip yöntemlerle öğrencileri matematiğe özendirmekte.

Ona göre tek başına mekanik alıştırma, zorlu matematik problemlerini çözme hevesini söndürmekten başka hiçbir işe yaramaz. ‘Burada kişisel çaba gerekli.’ diyor Arita... Japon okullarındaki diğer önemli bir konu da problemlerin herkes tarafından tamamen anlaşılana dek sınıfça o problem üzerinde çalışılması.

Anlaşıldığı üzere Japon öğrenciler toplu halde alıştırma yapma ve “ilginç matematik”le biçimlenen matematik dersinin yararlarını görüyorlar. Oysa ülkemizde diğer derslerde olduğu gibi matematik de büyük ölçüde formüllerin ezberlenmesine dayanır. “Müzik eğitimi alan bir öğrenciye yıllarca nota ezberletmeye benzeyen bu sistem, sanata, nefret duymaktan başka bir şey vermez.” diyor Enzensberger.

Matematik korkutan bir ders olmamalı. Öğrencilerin sayılarla ilgili bilmece dünyasına olan meraklarını uyandırmak mümkün. Ve bu, sayılarla çevrili bir dünyada pek de şaşırtıcı olmasa gerek.

 

Gelelim Matematik öğrenmeye...

Öğrenmenin ilk adımı “Kişinin bilmediğini farketmesidir.” Bilmediğini farkedemeyen kişiler hayatları boyu cahil kalmaya mahkûm olurlar. Hatta diyebiliriz ki “İnsanın bilmediği konuları hissetmesi, bildiği konuların büyüklüğü oranındadır.”

Şimdi size bir soru; düşünün ve doğru cevabı verin.

Matematiksel ne biliyorsunuz?

Aşağıdakilerden kendinize uyanı belirleyin:

· İşlem kabiliyetim az ve konuları anlayamıyorum.

· İşlem kabiliyetim iyi, fakat konulara yabancıyım.

· Konuları anlıyorum, fakat işlem kabiliyetim az.

· İşlem kabiliyetim iyi, hem de konuları biliyorum; fakat çok yanlış yapıyorum.

· Matematiğim mükemmel, geliştirmek istiyorum.
 

Bu kurallardan hareketle bilmediklerimizi öğrenmeye, öğrendiklerimizi de geliştirmeye başlayabiliriz.


İşlem Kabiliyetim Az ve Konuları Anlayamıyorum

Nasıl ki alfabenin harflerini bilmeyen kişi okuyamaz, yazamaz, Matematiğin temel kurallarını bilmeyen öğrenci de Matematik konularını anlayamaz.

İki kare farkının açılımını (x2 – y2 = (x – y) (x +y)),

Tam kare açılımını ((x + y)2 = x2+ 2xy + y2),

bilmeyen öğrenciden Matematik konularını anlaması beklenemez. Matematiğin alfabesi de bu tür bağıntılardan oluşur.

Demek ki önce Matematiğin temel özelik ve özdeşliklerini öğrenmek gereklidir.

Bunun için aşağıda adlarını sıraladığımız konuları ele almalısınız.

Rasyonel Sayılar ve İşlemleri,

Üslü - Köklü İfadeler,

Çarpanlara Ayırma ve Özdeşlikler.

İşlem Kabiliyetim İyi, Fakat Konulara Yabancıyım

İşlem kabiliyetinizin iyi olması, Matematik konularını öğrenebileceğinizi gösterir. Çünkü, bir binanın sağlamlığı temelinin sağlam oluşu nispetindedir. Sizin vakit geçirmeden yapmanız gereken şey, hiç bilmediğiniz konulardan değil de, az bildiğiniz konulardan çalışmaya başlamaktır. Eğer konuyu az-çok biliyor ve konu üzerinde işlem yapabiliyorsanız, bu konuları tam anlamıyla öğrenme yolu açıktır.

Sonuç olarak, önce kendinizi eksik gördüğünüz konuları ele alın ve tamamlayın, daha sonra hiç bilmediğiniz konulara çalışın.

Konuları Anlıyorum, Fakat İşlem Kabiliyetim Az

Konuları anlayabilmek, kültürünüzün o konuyu öğrenmeye yeterli olduğunun göstergesidir. İşlem kabiliyetinizin az oluşu da çok soru çözmediğinizi belirtir. İşlem kabiliyetinizi geliştirmenin en güzel yöntemi bol soru çözmektir.

Bu sayede hem konuları pekiştirmiş hem de hız kazanmış olursunuz. Biliyorsunuz ki üniversite sınavı belli bir zaman sınırlaması içerisinde yapılmaktadır.

Bir öğrenci konuları bilse, fakat testleri yavaş çözse üniversite sınavlarında gereken başarıyı gösteremez. İstediğiniz bölümü kazanmak istiyorsanız bol test çözünüz.

Az sorulu bir çalışmayla, bol sorulu bir çalışmayı; az antrenman yapan bir sporcunun durumuyla çok antrenman yapan bir sporcunun durumunu kıyaslayarak anlayabilirsiniz.

İşlem Kabiliyetim İyi Hem de Konuları Biliyorum; Fakat Çok Yanlış Yapıyorum

Bu sizin aceleci bir ruh haline sahip olduğunuzu, çalışmalarınızı belli bir sistem çerçevesinde yapmadığınızı gösterir. Tavsiyemiz bir bilene gidin, kalan günlerinizi nasıl değerlendirmeniz gerektiğini programlatın.

Matematiğim Mükemmel, Geliştirmek İstiyorum

Size tavsiyemiz sistemli çalışmanız, çalışkan insanlarla yarış ortamlarında birlikte olmanız ve Soru Bankaları ile dostluğunuzu ilerletmenizdir.

Geometri dersinden hangi bölümlerden soru gelebilir?

YGS/LYS’de Geometri dersinden gelebilecek soruları 5 ana başlık altında toplayabiliriz. Ama Geometri dersinde karşılaşabileceğimiz sorular, bu başlıklarda belirtilen konuların karışımı halinde de karşımıza çıkabilir (Dörtgenlerde, üçgen özellikleri ya da çemberde, dörtgen ve benzerlik özellikleri gibi). Aşağıda Matematik - 1 testinde gelecek Geometri konuları görülmektedir.

1. Üçgenler (Açılar, üçgende uzunluk ve alan, benzerlik, açı - kenar bağıntıları)

2. Çokgenler ve Dörtgenler (Çokgenlerin ve dörtgenlerin açı, uzunluk, alan özellikleri, özel dörtgenler)

3. Çember ve Daire (Çemberde açı ve uzunluk özellikleri, dairede uzunluk ve alanlar)

4. Noktanın ve Doğrunun Analitik İncelenmesi (Analitik düzlemde nokta ve doğruların durumları, simetri, eşitsizlik, grafik)

5. Katı Cisimler ve Uzay Geometri (Prizmalar, piramitler, küre, dönel cisimler)

Sınavın 2. Bölümün de dediğimiz alan dersleriyle ilgili olan testlerden Matematik - 2 testinde Geometri ile ilgili daha detaylı ve zor diyebileceğimiz sorular gelmektedir ve yeni konular eklenmeyecektir.

Not : Bu başlıklar altındaki konulardan çıkan sorular, genellikle iç içe olmaktadır. Çemberde dörtgen özelliği, analitik incelemede üçgen özelliği, katı cisimlerde üçgen ve benzerlik özelliği gibi. Yani temel bilgilerin çok iyi bilinmesi gerekiyor.
 

Geometri dersini hangi yöntemle çalışırsak daha başarılı oluruz?

Geometri, konularını öğrendikçe, soruları daha rahat çözebileceğiniz ve çözdükçe zevk alacağınız bir derstir. Bu ders kuralları, sorular üzerinde görmeye ve uygulamaya dayanır. Geometri dikkat gerektiren bir derstir ve dikkatin dağınık olduğu zamanlarda çalışılmamalıdır.

Geometri dersine çalışmayı iki bölümde ele alabiliriz:

 I. Konuları Öğrenme

II. Test Sorularını Çözme
 

Konuları Öğrenme

Geometri konularını öğrenmede yardımcı olacak ve yol gösterecek bir rehbere ihtiyacınız vardır. Hizmetimiz bu işlevi en iyi şekilde yerine getirecektir.

Konuları sırasıyla inceleyip, özelliklerini yazarak tekrar ederseniz öğrenmeniz kolaylaşır. Konuların işleniş sırasını dikkate alınız. Çünkü Geometride bilgiler devamlı yinelenir. Konular birbiriyle yakından ilgilidir. Verilen bilgileri, ilgili örneklerle pekiştirip, bol bol çözümlü örnek inceleyiniz.

Aynı zamanda, bir bilginin farklı kullanım ve çözüm teknikleri olduğunu görmelisiniz. Bir konuyu öğrendiğinize karar verdiğinizde, o konu ile ilgili cevaplı test çözmeye başlayabilirsiniz. Yanlışlarınız varsa ilgili sorunun ilgili bilgi kısmına bir kez daha göz atınız.Çözümlü örnekleri önce kendiniz çözüp sonra çözümünden kontrol ediniz.
 

Test Çözme

Soruları çözerken dikkat edilecek noktalar;

Soruda verilen bilgileri şekle, doğru aktarabilmelisiniz.

İstenen sonuca ulaşmak için şekildeki verileri sorgulamalısınız; ne için verilmiş, nasıl kullanabilirim, bu veri ne işe yarar gibi sorular sormalısınız. Bu arada zihninizde, o konunun bilgileri canlanmalı ve bu bilgileri kullanabilmelisiniz.

Bazen çizgi çizmek gerekebilir. Hangi noktadan ne tür bir çizgi çizmenin daha uygun olduğunu (dikme, paralel, kenarortay vb.) düşünmelisiniz.

Geometri’de matematiksel işlemler sık sık kullanılmaktadır. Bu yüzden üslü, köklü sayılar, birinci ve ikinci derece denklemler gibi konular yüzeysel dahi olsa bilinmelidir.

Doğru işlemler ve sadeleştirmeler yaparak sonuca ulaştığınızdan emin olmalısınız.

Geometri sorularının birden fazla çözüm yolu olabilmektedir. Farklı bir yoldan soruyu çözebiliyorsanız sonuçları karşılaştırınız. 

 

YGS/LYS Matematik'e Nasıl Çalışılır?
MATEMATİK DERSİNİN İÇERİĞİ


Matematik şekil, sayı ve çoklukların yapılarını, özelliklerini ve aralarındaki bağıntıları, düşünce yoluyla inceleyen bir bilimdir. Matematik öğreniminde temel amaç insanlarda doğuştan var olan düşünebilme kabiliyetini geliştirmektir. Matematik, karşılaşacağımız olayları ve problemleri inceleyen, araştırma ve karşılaştırma yaparak her konuda mantıklı düşünmeyi ve doğruyu bulmamızı sağlayan bir bilim dalıdır.

MATEMATİK DERSİNE AİT SORULARIN ÖZELLİKLERİ

Matematik soruları sayılar yardımıyla problem çözebilme, matematiksel ilişkilerden yararlanabilme ve düşünme yeteneğini geliştirme niteliklerine sahiptir.

Öğrenci sorunun ne anlama geldiğini kavramak için dikkatli bir şekilde gerekirse altını çizerek soruyu okumalı, önce çok iyi anlamalı ve çözümü yaparken işlem hatası yapmamalıdır. İşlemin bitiminde mutlaka çözüm kontrol edilmelidir.

Matematiğe ait bazı sorular eleme veya şıkları kullanma yoluyla da çözülebilmektedir.

Matematik dersinde bir konuyla ilgili çok farklı soru sorulabilir. Aynı şekilde bir sorunun çok farklı çözüm yolları olabilir. YGS/LYS’de sorulardaki yanlış yapma ihtimalini en aza indirgemek için konularla ilgili mümkün olduğunca fazla ve farklı tarzda sorular çözmek gerekir.

Matematikte sorulardaki hiçbir veri gereksiz değildir. Her veri sorunun çözümünde bir ayrıntıdır. Sorularda her ayrıntıya dikkat etmek gerekir.

MATEMATİK DERSİNE ÇALIŞMA

A) Derste

Derslere mutlaka ön hazırlık yapmış olarak gelmek gerekir. Derslerde öğretmenin konu anlatımı ve verdiği örnekler dikkatle izlenmeli, anlaşılmayan ve eksik kalan noktalar hemen sorulmalıdır. Öğretmenin soru çözmede kullandığı kısa yollar birimler, formüller ezberlenmek yerine sebep-sonuç ilişkisi kurarak öğrenilmelidir.

B) Bireysel Çalışmalarda

Matematik dersindeki konular derste iyi öğrenilmiş olsa bile, düzenli test çözülmezse çok çabuk unutulur. Bu derste başarılı olabilmek için ön yargısız, sabırlı ve programlı olmak şarttır. Konu konu ve günü gününe çalışmak zorunludur. Bu çalışmalarda çözülemeyen soruların vakit kaybetmeden doğru çözümleri öğrenilmelidir. Mümkün olduğunca çalışmalar çok sayıda ve farklı tarzda sorular ile zenginleştirilmelidir.

Matematik dersindeki başarısızlığın temeli, kişinin yapması gereken çalışmaları zamanın da ve yeteri kadar yapmamasıdır. Düzenli çalışılıp, gerekli altyapı oluşturulduğunda matematiğin eğlenceli yönü fark edilecektir.


Ders Çalışmayı Etkileyen Faktörler

Güven duygusu eksikliği
Hazırlık esnasında çalışmaları olumsuz olarak etkileyen arkadaşlıklar
Öğrencinin karşılaştığı bireysel ve ailevi sorunlar
İlköğretim ve lisede alınan eğitimin yeterli olmaması
Okul müfredatıyla üniversite hazırlıkta görülen derslerin paralellik arz etmemesi
Bazı derslere karşı önyargılı yaklaşılması
Derslere giren öğretmenlere duyulan sempatik veya antipatik yaklaşımlar
Derse ilgi gösterilmemesi
Okullardaki alışılmış klasik sistemden, test sistemine geçişteki uyum sorunu
YGS/LYS tekniğini ayrıntılarıyla bilinmemesi
Mükemmeliyetçi tutum sergilenmesi
Ulaşılamayacak hedefler belirlenmesi

Çevreden gelen beklentilerin yüksek olması
Kendini başkalarıyla mukayese etmesi
Kararsızlık
Erteleme alışkanlığı
Çalışmalara en zor konudan başlanması
Ders dışı faaliyetlere fazla zaman ayrılması
Gereksiz ayrıntılara dikkat edilmesi
Hayal aleminde olunması
Yatarak ve müzik dinleyerek çalışılması
Çalışma sırasında sık ve uzun süreli molalar verilmesi
Ders çalışmamak için mazeretler üretilmesi
Çalışmayı engelleyecek faktörlere “hayır” denilememesi
Üniversite sınavını kazanmayı hayatın tek amacı olarak görülmesi

 BİR GÜN SORU ÇÖZMEMEK İÇİN İZİN!


Demek bu gün izin istiyorsun. Gel ne istediğine beraberce bir göz atalım:

Sınava 180 gün var. Hafta içi her gün 8 saat okulun var bu 60 gün ediyor, geriye 120 gün kaldı. Her gün 1 saat yemek molası ile geçiyor. Bu da 180 gün içinde 8 gün ediyor, geriye kaldı 112 gün. Hafta sonları dershaneye geliyor ve 5 saat orada bulunuyorsun bu da eder 11 gün, geriye kaldı 101 gün. Günde ortalama 8 saat uyuyorsun bu da eder 60 gün, geriye kaldı 41 gün. Hafta içi etütlere 3 saat katılıyorsun bu da eder 3 gün, geriye kaldı 38 gün. Her gün yollarda eve gidiş geliş için 2 saatin gidiyor bu da eder 15 gün geriye kaldı 23 gün. Zaten bu süre içinde en az 3 gün hastalık iznin olacak. Kaldı 20 gün. Bu süre içinde 7 gün bayram izni kullanacaksın, kaldı 13 gün. Şubat tatilinin bir haftasını dershaneye gelerek geçirecek geriye kalan 7 günü izin olarak kullanacaksın, geriye kaldı 6 gün. Her gün yarım saat çay ve sohbet molası veriyorsun bu da eder 4 gün geriye kaldı 2 gün. Günde 8 dakika aynanın karşısında kendini izliyorsun bu da eder 1 gün. Geriye kalıyor sadece 1 gün ve eğer ben sana bu 1 günü izin olarak verirsem sen nasıl sınavları kazanacaksın.

TEOG  ve YGS/LYS 'de Matematik Testinde başarılı olmak istiyorsanız;

Ön hazırlık yaparak derse gir
İyi beslenerek derse gir
Yeni şeyler öğreneceğini düşün ve anlayacağına inan
Tüm gücünle derse odaklan ve öğretmen anlatırken asla yazma, öğretmen bitirdikten sonra yaz.
Anlamadığını derste mutlaka öğretmenine sor ve tartış, farklı bir yöntem düşünüyorsan onu da paylaş.
Eve gittiğinde mutlaka o gün öğrendiklerini yazarak ve çözerek yeniden tekrar et, derste anladığın halde eve gelince unuttuğun,karıştırdığın her ne varsa mutlaka not al ve de onları sonraki derste sor.
İyi bir defter tut, püf noktaları farklı kalemlerle işaretle. İyi bir defterin ders esnasında tutulan defter olduğunu unutma. Derste not tutup eve gelince onları yeniden yazmaya dayalı bir sistemin etkin olmadığını da hatırla!
Öğrenilen konu parçasıyla ilgili ek temel sorular çöz ve test uygula. Arkasından öğrendiğin konuyla ilgili çıkmış sınav sorularını mutlaka çöz.
Yatmadan önce yarınki programını yap. Çabuk unutulan ama mutlaka bilinmesi gerekenleri uyumadan biraz önce tekrarla ve aynı şeyi sabah kalktıktan hemen sonra yap.
İyi bir program, zamanı en iyi bölüştüren bir program olmayıp, kişinin alışkanlıklarını, koşullarını dikkate alan programdır. Her insanın biyo ritmi, dikkat aralığı, yoğunlaşma gücü ve çalışma alışkanlıkları farklıdır. Belki de bütün bunlar dikkate alınmadığı için okullarda ve dershanelerde yapılan çalışma programları işlevsiz oluyor.
Demek oluyor ki iyi bir program, aşamalı olmak zorundadır. Konulacak hedef ne hemen ulaşılacak kadar yakın, nede ulaşılamayacak kadar uzak olmalıdır.

Düzenli olarak kitap oku, akşamları ciddi bir kanaldan haberleri izle.
Çok iyi bir kahvaltı yapmadan asla çıkma. “Yapamıyorum!” deme yerine, “yapacağım” de. Aç karnına iki bardak suyu yavaş yavaş iç ve özellikle de soğuk olmamasına dikkat et.
Okulda ders dinlerken “nasıl olsa dershanede” anlarım diyerek dersten uzaklaşma yani okulun işini dershaneye bırakma. Aynı şekilde dershanede de “nasıl olsa özel kursta öğrenirim” diyerek dershane işini özel kursuna bırakma.!
Geçmiş dönemlerde çıkmış OKS ve YGS/LYS sorularını mutlaka çözmelisiniz.Çünkü bugüne kadar gittiğiniz hiç dershane sorusu ÖSYM nin hazırlamış olduğu bu soruların özgünlüğünü yakalayamamıştır.
Akşamları uykunun geldiği kritik anları belirle ve o anlar geldiğinde konumunu değiştir , farklı bir etkinlikte bulun. Örneğin bir arkadaşınla telefon görüşmesi yap. Göreceksin ki uykun kaçacak. Arkasından git dersinin başına otur. Bunu yapabilmek için mutlaka günlük somut planların olmalı.
Her sınav öncesinde aşamalı olarak ulaşılabilir hedefler belirle.Diyelim ki üçüncü sınavda 30 matematik nete ulaşmış isen dördüncü sınavda 35 nete odaklan ve gerçekleşmezse de umutsuzluğa kapılma, hedefinde ısrarcı ol!
Yapacağın her işi görev olarak yapmak yerine onu bir sorumluluk olarak yapmaya çalış, yani yaşam tarzına dönüştür.

 NASIL BAŞLAYALIM?

 Matematik dersine çalışmaya başlamak için, temel konuları seçebilirsiniz Temel aritmetik bilgileri matematiksel işlem yeteneğinin özünü oluşturur Dört işlem, doğal sayılar, tamsayılar ve rasyonel sayılarla işlemler ve bunların özelliklerini, bir cebirsel ifadenin çözülüşünü bilmeden, matematiğin diğer konularını anlamakta zorlanırsınız

Temel aritmetik ve cebir bilgilerinden eksiğiniz olduğunu düşünüyorsanız Çalışmaya doğal sayılar, tamsayılar, rasyonel sayılar ve cebirsel ifadelerle işlemlerin, ne şekilde yapıldığını öğrenerek başlayabilirsiniz
Doğal sayılardaki işlem özelliklerini öğrenin (Dört işlem, işlem önceliği, değişme birleşme vs özellikleri)
Tam sayıların işlem özellikleri oldukça önemlidir Tamsayılarda dört işlem 6sınıftan itibaren öğrencilerin zorlandığı konular arsındadır Tamsayılarda toplama, çıkarma, çarpma, bölme işlemlerinin nasıl yapıldığına ilişkin kuralları iyice öğrenin Çünkü ilerleyen aşamalarda yapacağınız tam sayılarla işlemler daha sonra göreceğiniz konularla (rasyonel sayılar, üslü sayılar vs konular) yapacağınız işlemlerle yakından ilgilidir
Rasyonel sayılarda dört işlem ve sıralama gibi başlıklardaki bilgilerinizi geliştirin veya pekiştirin Bilgilerinizi testedin eksiklerinizi giderin
Cebirsel bir ifadeyi nasıl düzenleyeceğinizi, bilinmeyenin nasıl bulunacağına ilişkin işlem basamaklarını iyice kavrayın Cebirsel ifadeler, problemleri çözerken çokca başvurduğumuz bir konudur
Bu eksiklikler önemlidir ve temeldir Bunlar öğrenilmeden daha karmaşık matematik konularını kavramakta zorlanırsınız Temel aritmetik bilgisi eksik olan bir öğrenci, karmaşık bir konuyu anlamak için harcayacağı çaba ve zamanı, tam sayı yada rasyonel sayı işlemlerinin kurallarını hatırlamak için harcayacak ve konuyu yeterince kavrayamayacaktır
Temel aritmetik ve cebir bilgilerinizdeki eksikleri tamamladıktan sonra Yeni konulara yoğunlaşabilirsiniz Konuları kitaptan çalışıyorsanız, matematik kitabını bir roman gibi okumayın Yavaş ve dikkatli bir şekilde tanım ve kuralları inceleyin ve anlamaya çalışın Önemli gördüğünüz yerlerin altını çizin Önemli formülleri kutu içine alın Konunun bitiminde, çözümlü soruları çözümüne bakmadan kendininiz çözün ve çözümünüzü kitaptakiyle karşılaştırın Çözemediğiniz soru ve alıştırmaları kesinlikle es geçmeyin Onları işaretleyip öğretmeninize sorun
Bir yöntem olarak, çalıştığınız konunun kural ve formüllerini küçük kartlara yazarak yanınızda taşıyabilir, zaman zaman bakabilirsiniz Hatta arkadaşlarınızla kartları kullanarak kendinize bir oyun bile geliştirebilirsiniz
Bir konuyu iyice kavramadan diğer konuya geçmemeye çalışın:
Bol bol soru çözün çözemedikleriniz için yardım almayı deneyin Soruyu çözmeye başlamadan önce, soruyu çözemeyeceğinize değil çözebileceğinize odaklanın
“Einstein: çözmem için bir soru verilse, çözümü içinde 5dk verilse ben 4dk mı soruyu anlamaya, 1 dk mı çözmeye harcarım demiş”
Soruyu çözmeye başlamadan önce onu anlamalısınız bunun için size neler verilmiş sizden neler isteniyor onu anlayın sonra uygun strateji ile soruyu çözmeye başlayın
Nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız genede çözüme dair bir şeyler yazmaya çalışın Bu size, çözüme götürecek bir yol bulmanızı sağlayabilir
Ben bu işi başaramam, matematikten anlamıyorum gibi iç konuşmalardan kendinizi kurtarın Çalışmaya başlayın
Son olarak sınava girmeden önce ders notlarınızı inceleyin Öğretmeninizin üzerinde durduğu noktaları gözden geçirin Sınıfta çözdüğünüz ve kitapta verilmiş olan soruları tekrar çözün Size anlatılmayan hiç bir şey sınavda karşınıza çıkmayacaktır
Başarılı olabileceğinize inanın, kendinize güvenin

 

 

 

 

 

     Matematik, bir insanın yalnız başına öğrenebileceği bir ders değildir.

    Bunun için bir konuyu öğrenmenin yolu, onu bir öğretmenden dinlemektir.   Ancak,  öğretmeni dinlemeden önce, konuya yüzeysel bir bakış yapmak faydalı olur. Bunu yapmaktaki amaç, öğretmen dersi anlatırken konunun hangi aşamasında olduğunuzu bilmenizdir. Konu derste, gerektiğinde notlar alınarak dikkatlice dinlendikten sonra, aynı gün tekrar edilmelidir.
     Konuyu anladığınıza kanaat getirdikten sonra, elinizde bulunan dergi ve konu kitaplarından çözümlü testler çözmelisiniz, daha sonra çözümleri dikkatlice incelemelisiniz. Böylece, bilginizi test sorusu çözmeye kanalize etmiş olacağınız gibi, çözümleri incelerken yeni çözüm metotları da öğrenmiş olacaksınız.
     Bu aşamadan sonra yapılması gereken, cevaplı testler çözmektir. Bu, konu bilginizin tekrarını, pekişmesini ve soru çözme hızınızın artmasını sağlayacaktır.

    Belleğinize yüklediğiniz bilgileri sınav gününe kadar muhafaza edebilmeniz, bu çalışmanın bir yılı kapsayacak şekilde yürütülmesine bağlıdır.

SONUÇ

     Sayılar konusu soru sayısı bakımından yaklaşık olarak cebir sorularının üçte birini geçer.
Denklem kurma problemleri soru sayısı bakımından yaklaşık olarak cebir sorularının üçte birine yakındır.
Trigonometri, karmaşık sayılar, logaritma, permütasyon, kombinasyon, binom açılımı, olasılık konularından bir tane soru gelmektedir.
Soru kitaplarıyla dostluğunuzu ilerletmelisiniz.
   Geçmiş yıllarda sorulan YGS/LYS soruları, bu yıl sorulacak olan soruların haberini taşır, onlara mutlaka vakit ayırın.
TUBİTAK yarışlarına ya da matematik olimpiyatlarına hazırlanmak ile YGS/LYS’ye hazırlanmak farklı şeylerdir. Lütfen, kendinize eziyet etmeyin. “Ama ben derece yapacağım!” diyenlerin de kendilerine eziyet etmemeleri gerekir.
   Aydın AKGÜN, aynı yılda hem YGS/LYS’de hem de ÖYS’de Türkiye birincisi olan ilk ve tek öğrencidir. Balıkesirliler onu çok iyi tanır.
   Aydın, iki yıl sonra sınava girdi ve sayısalcı olmasına rağmen sözel alanında da Türkiye birincisi olunabileceğini gösterdi.
   Aydın, YGS/LYS – ÖYS ölçülerine uygun her soruyu çözebiliyordu. Bir defasında kendisine, YGS/LYS – ÖYS ölçülerinin üzerinde beş soru verildiğinde bir hafta sonra geldiğinde, sadece ikisini çözebilmişti.

   Sevgili öğrenciler, YGS/LYS’ye hazırlanmak ve YGS/LYS’de derece yapmak için YGS/LYS ölçülerine uygun sorular çözmelisiniz.

 

Sınavlar Ödevler Ders Programı Duyurular Belirli Günler Atatürk ve matematik Euclid Dışı Geometri Goldbach sanıları Epiminedes paradoksları Kaç tane asal sayı var Fermat'ın Son Teoremi Paradoks nedir Rastlantılar Matematik ve felsefe Matematik nedir Milyon Dolarlık Sorular Matematik Nasıl Çalışılır Cahit Arf Sonsuzluğu Matematik Eğitiminde Bilişim Teknolojileri Çoklu Zeka Kuramı Nasıl Bir Matematik Eğitimi Mantıksal/Matematiksel Zeka Matematik ve ToplumTavlanın Matematiği/Olasılık NUTUK

Bekir benli bekir benli bekir benli bekir benli bekir benli bekir benli bekir benli bekir benli bekir benli Bekir benli bekir benli bekir benli bekir